İçeriğe geç
Kubilay Kenan

YDS Sözlüğü › Pinpoint

Pinpoint

fiilÖSYM'de 1 kez

Tam olarak belirlemek, kesin olarak tespit etmek, noktasını saptamak

Eş anlamlıları

Identify, locate, determine, pin down, specify

Örnek cümle

Using satellite images, geologists were able to pinpoint the exact location where the landslide had begun.

Jeologlar, uydu görüntülerini kullanarak heyelanın başladığı kesin noktayı tespit edebildiler.

Kalıplar

pinpoint the cause, pinpoint the location, difficult to pinpoint, pinpoint accuracy

Sıfat olarak 'çok hassas, isabetli' anlamında kullanılır: pinpoint accuracy.

ÖSYM'de çıktığı sınavlar

Pinpoint 1 oturumda kelime sorusunun şıklarında yer aldı.

  • YÖKDİL 2024/1 Sosyal