İçeriğe geç
Kubilay Kenan

YDS Sözlüğü › Inhibit

Inhibit

fiil

Engellemek, kısıtlamak, yavaşlatmak

Eş anlamlıları

Hinder, obstruct, impede, restrict

Örnek cümle

Certain chemical compounds can inhibit the growth of bacteria without harming human cells.

Belirli kimyasal bileşikler, insan hücrelerine zarar vermeden bakterilerin büyümesini engelleyebilir.

High interest rates often inhibit consumer spending as borrowing costs become prohibitive for many families.

Borçlanma maliyetleri birçok aile için caydırıcı hâle geldikçe, yüksek faiz oranları genellikle tüketici harcamalarını kısıtlar.

Kalıplar

Inhibit growth, inhibit the process, significantly inhibit, inhibit development, inhibit the formation.