Inhibit
fiil
Engellemek, kısıtlamak, yavaşlatmak
Eş anlamlıları
Hinder, obstruct, impede, restrict
Örnek cümle
Certain chemical compounds can inhibit the growth of bacteria without harming human cells.
Belirli kimyasal bileşikler, insan hücrelerine zarar vermeden bakterilerin büyümesini engelleyebilir.
High interest rates often inhibit consumer spending as borrowing costs become prohibitive for many families.
Borçlanma maliyetleri birçok aile için caydırıcı hâle geldikçe, yüksek faiz oranları genellikle tüketici harcamalarını kısıtlar.
Kalıplar
Inhibit growth, inhibit the process, significantly inhibit, inhibit development, inhibit the formation.