Impediment
isim
Engel, mani, ayak bağı
Eş anlamlıları
Obstacle, barrier, hindrance, obstruction
Örnek cümle
Strict bureaucratic regulations often pose a significant impediment to international trade and rapid economic development.
Sıkı bürokratik düzenlemeler, genellikle uluslararası ticaret ve hızlı ekonomik kalkınma için önemli bir engel teşkil eder.
Lack of access to quality healthcare remains a major impediment to the social and economic development of the region.
Kaliteli sağlık hizmetlerine erişim eksikliği, bölgenin sosyal ve ekonomik kalkınmasının önündeki temel bir engel olmaya devam etmektedir.
Kalıplar
Major impediment, pose an impediment, overcome an impediment.