İçeriğe geç
Kubilay Kenan

YDS Sözlüğü › Elucidate

Elucidate

fiil

Açıklığa kavuşturmak, izah etmek, aydınlatmak

Eş anlamlıları

Clarify, explain, enlighten, expound

Örnek cümle

The main objective of the study is to elucidate the complex mechanisms behind cellular ageing.

Çalışmanın temel amacı, hücresel yaşlanmanın arkasındaki karmaşık mekanizmaları açıklığa kavuşturmaktır.

The recent experiments have helped scientists to elucidate the complex chemical processes occurring in the upper atmosphere.

Son deneyler, bilim insanlarının üst atmosferde meydana gelen karmaşık kimyasal süreçleri aydınlatmasına (açıklığa kavuşturmasına) yardımcı oldu.

Kalıplar

Elucidate a point, clearly elucidate, elucidate a mechanism, help to elucidate.