Break out
deyimsel fiil
Patlak vermek, aniden başlamak (savaş, yangın, salgın vb.)
Eş anlamlıları
Erupt, start suddenly, burst forth
Örnek cümle
Experts fear that a major conflict could break out if diplomatic negotiations fail to reach a compromise.
Uzmanlar, diplomatik müzakereler bir uzlaşmaya varamazsa büyük bir çatışmanın patlak verebileceğinden korkuyorlar.
Kalıplar
War breaks out, disease breaks out, fire breaks out.